yarasulallahHamd Seni, Rahmet Peygamberi olarak insanlığa hütfeden Allah'a mahsustur.

Hamd, Rahman ve Rahîm,, âlemlerin Rabbi ve "din günü"nün sahibi Allah'a mahsustur.

Hamd, gökleri ve yerleri yaratan, karanlıkları ve aydınlıkları vâreden Allah'a mahsustur.

Hamd, göklerde ve yerlerde öğle ve ikindi vaktinde Allah'a mahsustur.

Hamd, dünyada da ahirette de Allah'a mahsustur.

Hamd, gökleri ve yerleri yaratan, melekleri, ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a mahsustur.

Hamd, bir düstûr olarak, Zât-ı Âlinize, eğri bir taraf bırakmadığı, Kur'ân-ı Kerîm'i indiren Allah'a mahsustur. Muhakkak ki biz de;

Göklerin Rabbi, yerin Rabbi, âlemlerin Rabbi, Rahmân ve Rahîm, Azîz ve Celîl, Hayy ve Kayyûm, Afüvv ve Nûr, Raûf ve Ğaffâr, Ehad ve Samed, Hakk ve Sabûr, Fettah ve Rezzâk, Habîr ve Basîr, Zahir ve Bâtın, Evvel ve Âhir ve de Selâm Allah'ü Zül celâl'e Hamd-i kâmil ile hamd eder;

"Allahümme salli Seyyidinâ Muhammedin Sallallahu aleyhi ve selemle mâ hüve ehlüh.." (Ü.K. 233/9)

"Allahümmec'al salâteke ve rahmeteke ve berakâtike alâ Seyyid-il Mürselîn ve İmâm-il Müttekîn ve Hatem-in Nebiyyîn Seyyidinâ Muhammedin Abdike ve Rasûlike İmâm-il Hayri ve Kaid-il Hayri ve Rasûl-ir Rahmeti."

"Allahümme meb'ash'ü makam-en Mahmûden Yağbitühû bihil evvelûn ve bihil âhirûn. Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin kemâ Salleyte alâ Seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli Seyyidinâ İbrâhîme inneke Hamîdün Mecîd. Allahümme Bârik alâ Seyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ İbrâhîme inneke Hamîdün Mecîd." (K.S.M.C./17, Sf. 28-29 No. 6260) (...)

Gibi, sayıları yüzleri aşan, çeşitli ve de bereketli selavâtı şerîfelerle üzerinize salavâtı Şerîfeler getirerek minnettarlığımızı; Allah'ü Zül Celâl'e kulluk ve Zât-ı Muhammediyyenize ümmetlik ahd ve mîsâkımızı, can tende bulundukça ve her nefeste tecdîd ederiz.

Elhamdülillah

Lâ ilâhe illallâh Muhammed-ür Rasulullah...

Lâ ilâhe illallahül Melik-ül Hakk-ul Mübîn

Mumammed-ür Rasulullah-i Sadık-ül va'dül emîn...

Eşhedü en lâ ilâhe illâllah, vahdehû lâ şerîke lehû, İlâh'en, Vâhid'en, Samed'en, Lem yettehız sâbibeten velâ veleden ve Lem yekün-lehû küfüven Ehad.

Yâ Resûlallah

Lütfedip ilâhi vahiy ile getirdiğin ve ümmetine ismetle ve sadakatle lütfedip tebliğ buyurduğun Kur'ân-ı Kerîm'in âyet-i kerîmelerine ivazsız garazsız inanıyor ve iman ediyorum. O, sadakatte emsalsiz emaneti muhafaza ve kendilerinden sonraki nesillere ulaştırmada benzersiz, Kur'ân hükümlerini hayatlarına geçirmede eşsiz, Kelîmetullah'ın kendi asırlarına ve bütün beşeriyyete ulaştırılmasında hayatlarını bezleden:

Ne cân endişesi, ne cân ümidi,

İki cihanda bir cânan ümidi... taşıyan yıldız misâl, güzîde sahabîlerinin tümünü benzersiz bir aşkla seviyor ve yaşadıkları hayatı (Sünnet-i Seniyyene ittibâ gayesiyle) yaşamaya -büyük aczime rağme gayret ediyor, daima hayr ve Fatihâlarla yâdediyorum.

Senin mübarek ve Tâhir zevcelerinin hepsine, Sünnet-ini yaşayarak sonraki nesillere ulaştıran necib ve güzîde zürriyetine de sevgi, saygı ve ihtirâmlarımızı salavât-ı Şerîfelerle dile getiriyorum.

Yâ Resûlallah

Acz, fakr, zaaf ve tembellikten ibaret garip bir ümmetinim. Tek ve yegane sermayem, muhakkak bir Bahşîş-i Sübhânî olan Zât-ı Muhammediyenizi hiçbir şeye benzemeyecek derecede çok seviyorum. Ve hayatımda ecre müstehak bütün yaşantımı (namaz, oruç, hac, umre, zekat, dua, zikir, tövbe, istiğfar, yüzbinlerce salavâtı şerîfe, hayr, Kur'ân-ı Kerîm hizmetkârlığı ve Zât-ı âlinizin sünnet-i seniyyesini ihya ve tebliğ için yazılan Ümid Kapısı için Rabb-i Zülcelâlimin lütfedeceği ecirler dahil) hey-eti umûmiyesini Zât-ı âlînize bağışladım. İnşallâh Rabbim kabul buyurur ve size ulaştırır.

Lâ İlâhe İllâlah-Muhammed-ür Rasûlullâh!

Bana da Rabbim yeter ve O ne güzel vekîldir.

Meded Yâ Rasûlallah!

Fahr-i âlemsin Efendim, adı güzel Muhammed,
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed;
Sen Rahmet Nebîsisin, bizlerse muhtâc-ı rahmet;
Kâinâtın sırrı Sende, Sensin melce-i ümmet;
Mültecînim Seyyidinâ, Yâ Rasûlallah meded!

Nûr-i Hüdâ, bârekallah, cismi güzel Muhammed,
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed;
Sen Rahmet Nebîsisin, bizlerse muhtâc-ı rahmet;
Mültecînim Yâ Muhammed, Yâ Rasûlallah meded!

"Lâ ilâhe illâllah" dedikçe ruhum ğayşolur,
Âciz ve zaîf benliğim enâniyetten kurtulur;
"Muhammed-ür Rasûlullah": Zulmete açılan nur,
İsteyen saâdet bulur, dileyen mesûd olur...

Nûr-i Hüdâ, Halîl-ullah, kendi güzel Muhammed,
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed;
Sen Rahmet Nebîsisin, bizlerse muhtâc-ı rahmet;
Mültecînim Yâ Muhammed, Yâ Rasûlallah meded!

Şefkatine olduk ümmet, Sensin cihâne rahmet,
Merhamet eyle, kerem kıl; çok günânkarız, lütfet;
Şefâatinle buluruz Hakk'a varmaya cür'et;
Lütfeyle Yâ Rasûlallah!... Nûra çevrilsin zulmet!

Nûr-i Hüdâ, Habîb-ullah, huyu güzel Muhammed,
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed;
Sen Rahmet Nebîsisin, bizlerse muhtâc-ı rahmet;
Mültecînim Yâ Muhammed, Yâ Rasûlallah meded!

(Lütfen, keremen, merhameten)

Tut o mübârek elinle elimden Yâ Muhammed,
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed;
Mültecînim Yâ Muhammed, Yâ Rasûlallah meded!
Sensin mahbûb-i mübârek, Sensin Mahmûd-u Ahmed,
Habîbullah, Nebiyyullah, Rasûllahım meded!

Nûr-i Hüdâ, Rahmetullah, soyu güzel Muhammed,
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed;
Sen Rahmet Nebîsisin, bizlerse muhtâc-ı rahmet;
Mültecînim seyyidinâ, Yâ Rasûlallah meded!

Nûr-i ilâhi harcındır, ekmel-i Peygambersin,
Şefâat muradındır, eşref-i Peygambersin
Ma'şuûk-ullah-i vâhidsin, ilk ve son Peygambersin;
Sana muhtaç beşeriyet, kurtaracak tek "er" sin.

Nûr-i Hüdâ, Kerem-ullah, rûhu güzel Muhammed,
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed;
Mültecînim Yâ Muhammed, Yâ Rasûlallah meded!
Sen Rahmet Nebîsisin, bizlerse muhtâc-ı rahmet;
Sen Rahmet Nebîsisin, bizlerse muhtâc-ı rahmet;
Mültecînim Yâ Muhammed, Yâ Rasûlallah meded!

Yaşar Gökçek