es-Sabûres-Sabûr, çok sabırlı olan, günahkar kullarını cezalandırmakta acele etmeyen, onların kendisine dönüşü için zaman tanıyan demektir.

Hz. Allah (cc) sabırlıdır dostlarım. Kendisine isyan edip durur kulları, onları cezalandırmakta acele etmez; onları anında cezalandırmaya muktedir olduğu halde, o engin merhametinden dolayı cezaları erteler, tövbe kapılarını ölüm anına dek açık tutarak, kulunun af dilemesi için fırsatlar yaratır, onun kendisine dönmesini rahmetle ve sabırla bekler.

İnsanlar, Yaradanını hakkıyla bilselerdi, isimlerini öğrenerek O'nu tanımaya çalışsalardı, kime kulluk edeceklerini anlayacaklar ve böylelikle, her ismin, kendilerini muhteşem bir sevgi denizinin sahiline getirdiğini görerek, Hakk'a teslim olacaklardı... Ve gerçek anlamda Müslüman olacaklardı dostlar!

İslâm'ın bir sevgi denizi olduğunu anlatmak için çabada bu kalem; sevgiyi arayanlara, sevgiyi yitirmiş olup da bulamayanlara, sevgiyi hiç tanımamış olanlara, sadece O'ndan yardım dileyerek, O'nu anlatmaya çalışmada bu kalem...

Yüceler Yücesi Yaradan nasıl anlatılır dostlar... Âcizim... Âcizim... Âcizim... Hiçliğimi görmüşken, O, sonsuz kudret karşısında ne kadar zayıf olduğumun farkındayken, O'nu size nasıl anlatabilirim?

Yeri gelip tıkanarak, yeri gelip içimde coşan seli, yüreğimden beynime; beynimden kalemimin ucuna aktararak, O'nu yazmaya, O'nu anlatmaya çalıştım.

O'nu, tam anlamıyla anlatabilmek ne haddime! Sadece, Rabbimi tanımak için çıktığım bu yolculukta O'nu tâ yüreğimde; her an yanı başımda hissetmenin huzuru ve mutluluğu ile Esmâ-i Hüsnâ'nın benim gönül dünyamdaki esintilerini/akislerini aktarmaya çalıştım satırlara...

es-Sabûr ismini düşündüm bugün... İçimi, yine sonsuz bir sevgi doldurdu... Kabir kapısından tâ ötelere uzandı gözlerim! Her türlü hatamı, eksiğimi bağışlamaya hazır bir "Dost"un sevgiyle ruhumu okşayan nefesini hissettim, gönül dünyamda. Kulluğumun bütün acizliğiyle, ölüme sevgi dolu gülücükler yolladım, bir kez daha...

Seni seviyorum, benim sabırlı Rabbim!

Bütün kulları gibi, bana da sabreden, dualarıma icabet eden, tövbemi kabul eden, dilek ve temennilerimi geri çevirmeyen, hatalarımda bana mühlet tanıyıp, beni hemen cezalandırmayan Es-Sabûr olan Rabbim! Seni seviyorum! Söz veriyorum! Sana öyle geleceğim ki, sabrına lâyık olacağım; af ve mağfiretine layık olacağım, Sana yakışır bir kul olacağım Allah'ım!

Yüzüm secdede, gönlüm secdede, beynim secdede yürüyeceğim Sana!

"Hiç"ler, büyüklerin kapısına sürünerek gelir! Allah'ım! Ben de yeryüzünde lütfedip, yüzümü Beyti'nin kapısına sürdürdüğün gibi, ömrüm boyunca Senin kapından başka hiçbir kapıyı çalmadığıma dayanarak, o muhteşem kapının eşiğine dayayacağım, bu günahkâr yüzümü!

Gök ve yer iniltime eşlik ederken; ben de inleyeceğim! "Ömrüm, Senin gibi bir Yaratıcıya yeterince şükretmek için, kulluk etmek için yetmedi! Sana kulluk edemedim, affeyle Allah'ım!" diyeceğim.

Kullara "dilenmek"; padişahlara "vermek" yakışır.

Padişahların kapısına, büyük hediyeler yakışır, ama benim gibi, hiçbir şeyi olmayan ne getirir?

"Elimde sadece, Seni seven, Seni çok seven, adam olmaya çalışıp da beceremeyen, ama Seni 'şirk'siz seven bir küçücük yürek var, affeyle Allah'ım!" diyeceğim.

Asr sûresi: "Asra yemin olsun ki, insan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır."

"...Namaz nurdur; sadaka burhandır; sabır ziyadır..." buyuruyor, Sevgili Peygamberimiz. (Müslim, Tahâret, 1, (223); Tirmizî, Deavât, 91, (3512); Nesâî, Zekât, 1.)

Sabır, mü'minin hem dünya, hem de ahiret saadetini temin yolunda, Hz. Muhammed Mustafa'ya (s.a.s.) tabi olunarak bulunan bir ışıktır...

Sabır, mü'min için en büyük güç kaynağıdır. Sabır, dayanıklı olmaktır, zorlukları göğüslemektir. Sabır, Müslüman'ın öz sermayesidir...

Sabır, imanın getirdiği inanılmaz dinamizmin adıdır!

Bunun için Asr sûresi'nde "sabrı tavsiye edenler kurtuluşa erişir" buyruluyor. Kardeşlerine sabrı tavsiye edenler onlardaki potansiyel gücün açığa çıkmasına yardımcı olmaktadır.

Bakara sûresi (2), 153: "Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir."

Bakara sûresi (2), 155: "And olsun ki sizi, biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri."

Âl-i İmrân sûresi (3), 200: "Ey iman edenler! Sabredin, düşmanlarınıza karşı sebat gösterin, nöbet bekleşin, Allah'tan gereğince korkun ki, kurtuluşa eresiniz."

Dünya, imtihan yeri, imtihanlar da çeşit çeşit... Allah, kimine varlık verip imtihan ediyor; kiminden varlığını alarak sınıyor... Kimine afiyetinin devamlılığını veriyor, kiminden sağlığını alarak deniyor... Kiminin sevdiklerinden ayrılması sınav aracı; kiminin de dostları imtihan vasıtası oluyor hayat yolculuğunda. Kiminin kâğıdında açlık yazıyor, kimininkinde tokluk.

Hz. Allah (cc), her halükarda kulundan "sabırlı" olmasını istiyor; es-Sabûr ismine dayanmasını ve bu ismin tecellileri ile teçhizatlanmasını bekliyor...

Bakara sûresi (2), 156: "Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler."

İnanan ve Rabbine dayanan kul, musibet anında "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" âyetini okuyarak, O'na sığınır. Allah da, ya o üzüntüyü ortadan kaldırır, ya o musibetin kendisine vereceği sıkıntıları azaltır ya da kulunun kalbine teselli verir ve sabrı karşılığında manevî derecesini yükseltir.

Sabreden insanın, rûhen ve kalben çok güçlü olması dolayısıyla, şeytan onun kalbine vesveselerini bırakamaz, dostlarım. Dolayısıyla sabırlı kulun imanı kale gibidir; sarsılmaz!

Musibetler gelmeden, ferahlık içindeyken Rabbini unutmayanı O, es-Sabûr ve er-Rahîm olan Allah da, bela anında, yalnız bırakmaz ve lütuf dairesinin içine alır onu...

Bunu adı "rıza makamı"dır dostlar! Kul, Rabbinden razıdır... Rabbi de kulundan razı!

Ra'd sûresi (13), 22: "Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler..."

Hûd sûresi (11), 115: "Ve sabret! Çünkü Allah iyilik edenlerin (ve iyi hareket edenlerin) mükâfatını zayi etmez."

Nahl sûresi (16), 96: "Sizin katınızda olan tükenir, Allah'ın katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını, yaptıklarını en güzeliyle, Biz muhakkak vereceğiz."

Ey benim tek ilâhım, tek kapım, sığınağım!

es-Sabûr isminle teçhizatlandır beni. Öyle ki, ben de çevremdeki insanların, inanan ama insan acziyetiyle bocalayan insanların kusurlarını affedici olayım.

Sevdiklerime karşı hoşgörülü ve sabırlı davranayım, onları sevgimle sarmalayayım.

Benden küçüklerin cehaletini, sevgiyle örtebileyim ve onları imkân dâhilinde ilmin aydınlığına çıkarabileyim. Bana yardım et Allah'ım, sabırla donanayım, nefsimle o zorlu savaşımda pes etmeyeyim!

Ya Rabbi! Beni, hayatta her karşılaştığı imtihanı, belâyı ve zorluğu "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" diyerek göğüsleyenlerden; dostlarına, sabrı ve hakkı tavsiye ederek yaşayanlardan, böylece Senin rızana kavuşup, Sana yakışan kullarından eyle. Âmîn.

Yorumlar (2)

  • Rana

    Çok çok güzel olmuş ellerinize sağlık :)

  • dinci

    :):(;):):):):):(:(:(:(:(;);););););););););) maşallah

Yorum Yazın

0