el-Müzillel-Müzill, he puts you in vileness, he makes you contemptible and low, he makes you vile and dishevelled.


el-Müzill, zillete düşüren, hor ve hakir kılan, rezil ve perişan eden demektir.

el-Müzill'dir O!

Dilediğini, dünyada da ahirette de rezil eder!

Gâşiye sûresi (88), 2: "Yüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür."

el-Müzill'dir O!

Kasas sûresi (28), 76: "Karun, Musa'nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona demişti ki: "Şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez."

Ahkâf sûresi (46), 20: "İnkâr edenler ateşe arz edilecekleri gün onlara: "Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz, artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmış olmanızdan dolayı aşağılayıcı bir azabla cezalandırılacaksınız." (denir)."

Kendine iman edenleri, hem dünyada, hem ahirette şereflendiren, ağırlayandır O!

el-Muızz'dir O, dostlar!

Kasas sûresi (28), 83: "İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir."

Kıyâmet sûresi (75), 22, 23: "Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar. Rabbine bakar."

İşte dostlar, şeref budur, yücelmek budur, Müslüman'ın hedefi de budur!

Mürselât sûresi (77), 41-44: "Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır. Canlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar. (Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir). İşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükâfatlandırırız."

Yûnus sûresi (10), 26: "İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır."

İnsanları, dış görünüşleri ile ele almak, onları, giyimleri ve kuşamlarıyla değerlendirmek bizim en zayıf taraflarımızdan biridir dostlarım!

Allah'ın "Muızz" ve "Müzill" isimlerini iyi tanımalı ve bu isimler ışığında yaşamalı, çevremizdeki hiç kimseye hor bakmamalı, izzet ve zilletin, sadece Allah'ın ölçüleriyle olduğunu bilmeliyiz.

Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s.): "Saçı başı dağınık, eli yüzü tozlu, kapılardan kovulmuş öyleleri vardır ki, bu şöyle olacak diye yemin etseler, Allah onların dediğini yapar." (Müslim, Birr, 138, Cennet, 48.)

İzzet, Allah katında şerefli olmak; zillet; Allah katında değersiz olmak demektir.

Ey, varlığımı kudret elinde tutan Allah'ım!

"Bana dua edin, duanızı kabul edeyim." buyuruyorsun. (Mü'min sûresi (40), 60.) Ben de senden "istiyorum" Allah'ım!

"Zaman" istiyorum, yolunda koşturmak için! "Ömür" istiyorum, sâlih amellerle doldurmak için! "Varlık" istiyorum, âciz yüzleri güldürebilmek için! "Güç" istiyorum, Senin düşmanlarına karşı kuvvetli olmak için! "İzzet" diliyorum, mü'min ismini vakarla taşımak için ve…

"Vuslat" istiyorum, "Seninle" olduğum bir an, yüzümü yerlere koyduğum bir an! Sonra, Sana, Sevdiğime, Yaradanıma kavuşmayı diliyorum...

Yalnız "Seninle" birlikte olduğum bir an!

Yorumlar

  • Henüz yorum bulunmamakta!

Yorum Yazın

0