el-HasîbHe will be questioning His slaves for their actions, keeps everyones account in an accurate way and without needing any acounting He knows the portion and quantities which His slaves could only know by accounting, He knows the best the accounting of everything.


el-Hasîb, kullarını, amellerinden dolayı hesaba çekecek olan, herkesin hesabını en ince şekilde tutan ve kulların ancak hesap ile bilebildiği cüz ve miktarları hesaba ihtiyaç duymaksızın bilen, hem de her şeyin hesabını en iyi bilen demektir.

İbrahim sûresi (14), 51: "Çünkü Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten Allah, hesabı çabuk görendir."

İslâm felsefesinin temelini "Allah'a iman ve ahiret inancı" oluşturur dostlar. Ahirete iman, ölümden sonra ebedî bir hayatın başlayacağına inanmak, dünya hayatının geçici olduğunu bilmek ve dünyayı ahirete basamak yapıp, burada ne ekersek, ebedî hayatımızda onu biçeceğimize inanmaktır. Yüce Yaradan, kullarına, kitabında bu hususları sık sık hatırlatır ve bizlerden, dünya hayatına aldanmamamızı ister.

Ankebût sûresi (29), 64: "Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı."

Lokmân sûresi (31), 33: "Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın."

Leyl sûresi (92), 12-13: "Doğru yolu (ve yanlış yolu) göstermek muhakkak Bize aittir. Kuşkusuz ahiret de dünya da Bizimdir."

Hz. Allah, dünya hayatında kulluğumuzu ispat etmemiz ve kulluğun gerektirdiği ibadetleri tam anlamıyla yapmamız için, doğru yolu göstermek için bize "muhteşem bir örnek" ve "ekmel-i insan" olan peygamberini göndermiştir.

Vakti geldiğinde kıyamet kopacak, dünya hayatı son bulacak ve ebedî hayat başlayacak dostlar.

Kâria sûresi (101), 6, 7: "O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir."

el-Hasîb'tir O!

Kulunun hesabını ince ince tutandır O!

Zuhruf sûresi (43), 80: "Yoksa onlar bizim sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır, işitiriz ve yanlarında bulunan elçi meleklerimiz de her yaptıklarını yazıyorlar."

Kaaf sûresi (50), 17-18: "Onun sağında ve solunda oturmuş iki melek zabıt tutarken, insan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapt eden bir melek hazır bulunmasın."

Yanımızda, iki kameramanla geziyoruz ve hayatımız filme alınıyor dostlar. Her an hesabımız, defterimize işleniyor.

Gül Nebi Muhammed Mustafa (s.a.s.): "Kıyamet gününde, Rabbi huzurunda şu beş şeyden sorguya çekilmeden kulun iki ayağı yerinden kıpırdayamaz" buyuruyor:
1-Ömrünü nerede tükettiğinden,
2-Gençliğini nerede çürüttüğünden,
3-Malını nereden kazanıp nereye harcadığından,
4-İlmiyle ne gibi şeyler yaptığından,
5-Vücudunu nerede yıprattığından. (Tirmizî, Kıyâmet, 1. Hadis no: 2418, 2419.)

Vücut, bize verilmiş en büyük maddî emanet! Ona iyi bakmak zorundayız. Her azanın şahitlik edeceği günde, bütün azalarımız, "Bizi, Senin yolunda kullandı bu kulun" diyebilmeli dostlarım.

Varlık, bizim değil ki, biz sadece emanetçiyiz. O emaneti de, varlığın gerçek sahibi nerelere harcamamızı istiyorsa, o şekilde harcamakla mükellefiz.

Mâide sûresi (5), 12: "... Allah şöyle demişti: "Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekâtı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarf ettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur."

Zaman, zaten Allah'ın emrinde! Bize verilen ise çok kısa bir ömür. Onu salih amellerle doldurmak çabasında olmalıyız. Ölüm her an gündemde…

Enbiyâ sûresi (21), 94: "İnanmış olarak yararlı iş işleyenin emeği inkâr edilmeyecektir. Biz şüphesiz onu yazmaktayız."

el-Hasîb'tir O, dostlar.

Kulunun hiçbir amelini boşa götürmeyen Yüce bir Sultan'dır O!

Nisâ sûresi (4), 124: "Erkek veya kadın, kim mü'min olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar."

"Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz. Allah'ın huzurunda vereceğiniz o büyük hesaba kendinizi şimdiden hazırlayınız. Kendini daha dünyada iken hesaba çekenlerin ahiretteki hesapları kolay geçecektir." buyuruyor, Peygamber Efendimiz. (Tirmizî, Kıyâmet, 26. Hadis no: 2461.)

Her gece, yatağa girdiğiniz zaman, ertesi sabah uyanmayacakmışçasına, amel defterinizi gözden geçiriyor, tövbe ediyor, bağışlanma diliyor musunuz O, Rahmân olan Allah'tan?

İnanmak ve yaşamak budur işte!

el-Hasîb ismi böyle tecelli eder insanın hayatında!

Ey Rahmân ve Rahîm olan, Hasîb ve Halîm olan, Ğafûr ve Sabûr olan Rabbim! Sana, "dostun" ve "Halil'in", Hz. İbrahim (as) gibi yalvarıyorum:
İbrâhîm sûresi (14), 41: "Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde beni, ana-babamı ve mü'minleri bağışla!"

İnşikâk suresi (84), 7-9: "O vakit kitabı sağ eline verilen, kolay bir hesapla hesaba çekilecek ve sevinçli olarak (cennetteki) ailesine dönecektir."

Ey Rabbimiz! Hesabımızı kolay kıl! Kitabımızı sağ elimizden ver! Kıyamet gününde sevinçli bir şekilde bizi sevdiklerimize ulaştır!

Ey Rabbimiz! Dünya hayatında bizlere her an vicdanımızı hesaba çekerek yaşamayı nasip eyle.

Ey Rabbimiz! Yüreğimize yerleştirdiğin o hassas, "vicdan terazisi"ni en güzel şekilde kullanıp, sana kulluk borcunu ödeyenlerden eyle bizi.

Ey Rabbimiz! Hesapları, "cennet" ya da "cehennem" olanlardan değil; bizleri, sadece ve sadece "sana kavuşmak" için yaşayanlardan eyle.

Âmîn.

Yorumlar

  • Henüz yorum bulunmamakta!

Yorum Yazın

0