el-Hâfıdel-Hâfıd, He gives disaster to the unbelievers, He degrades His enemies by putting them away from Himself, lowering them from the highest degrees to the lowest degrees.


el-Hâfıd, kâfirleri, felaketlere uğratarak, düşmanlarını kendinden uzak kılarak alçaltan, en üst mertebelerden en aşağı mertebelere indiren demektir.

Vâkıa sûresi (56), 3: "O alçaltıcıdır, yükselticidir!"

Şeytanın hikâyesini bilirsiniz dostlar!

Şeytan, Hz. Âdem yaratılmadan önce melekler arasında, zikirle, tesbihle ömür sürmekteydi. Ve, Âdem (as) yaratıldı!

A'râf sûresi (7), 11-13: "Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı. (Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın." (Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın."

Hz. Âdem'e secde edilme emri, sanatı görüp, sanatkâra secde etmek demekti dostlar!

Sebebi görüp, sebebi yaratanı tanıma sanatıydı bu! Âdem'in yaratılışındaki hikmeti anlayıp, kudreti kabullenme sanatının adıydı!

Melekler bunu yaptı, secde ettiler! Onlar Âdem'e değil; Âdem aleyhisselâmın şahsında, Hz. Allah'ın kudreti karşısında secdeye kapandılar.

İblis kibirlendi; kendisini üstün gördü ve secde etmekten sakındı.

Ve el-Hâfıd isminin tecellisi ile melekler arasında ömür sürerken, kovulanlardan; rahmetten uzaklaştırılanlardan oldu! Ve İblis, Rabbine baş kaldırdı dostlar!

A'râf sûresi (7) 16: "Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için Senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

Yüce Allah, ona kıyamete kadar mühlet tanıdı. İblis, cennette yaşayan Hz. Âdem ile Hz. Havva'ya vesvese vererek, onlara yasaklanmış meyveyi yedirdi, onları hile ile aldattı.

A'râf sûresi (7), 23, 24: "Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!" (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır." buyurdu.

el-Hâfıd'dır O!

Hz. Âdem ile Hz. Havva'yı, ilâhi bir senaryo gereği; "yaratılış senaryosu" gereği, cennetten yeryüzüne indirendir O!

Yeryüzünü imtihan salonu kılıp, kullarını binbir imtihanla baş başa bırakan Yüce Allah, dilerse, hayat yolunda kuluna verdiklerini "geri alarak", hikmeti gereği kulunu sınar.

el-Hâfıd'dır O! O, şan, şöhret kazandırıp bir anda elindeki mevkii alabilir.

el-Hâfıd'dır O! Sağlıklı iken, kulunu, hiç beklemediği bir anda güçsüz; dertler içinde kıvranan bir kul haline getirebilir! İmtihan, hep bizim içindir!

el-Hâfıd'dır O dostlar!

Kendisine inanmayanları, kâfirleri de, şımarıp gurura kapılıp, İblis'e benzeyenleri de rahmetinden uzaklaştırır O! Kıyamette de onların yüzüne bile bakılmaz!

Câsiye sûresi (45), 34: "O gün kâfirlere şöyle denilir; "Siz, dünyada bugüne kavuşmayı nasıl unuttuysanız, biz de bugün sizi öylece unuturuz. Yeriniz ateştir ve sizin için yardımcılardan bir kimse de yoktur."

Nice müstekbirleri, kendilerini insanların ilâhı sananların tahtlarını, varlıklarını yerle bir edendir O!

el-Hâfıd'dır O!

Yûnus sûresi (10), 83: "Firavun ve adamlarının kendilerini belaya uğratacağı korkusundan dolayı Musa'ya kendi kavminin bir oymağından başka kimse iman etmedi. Çünkü orada Firavun çok üstün idi ve o kesinlikle aşırı giden taşkınlardandı."

Mü'min sûresi (40), 36: "Firavun dedi ki: "Ey Hâmân! Bana bir kule yap, belki ben o sebeplere (semanın yollarına) ulaşabilirim."

Hz. Musa ile alay eden Firavun, O, el-Hâfıd olan Allah'ın yakalaması ile yakalanıp, çekildi, ibret-i âlem olsun diye, kıyıya atıldı dostlar! Denizler bile onu kabul etmedi!

Kendisini inkâr edenleri yerle bir edendir O!

el-Hâfıd'dır O!

Ve dostlar!

Mü'min kuluna bakan yüzüyle, el-Hâfıd isminin tecellisiyle, inanan kulunun, Firavunlaşmış "ene"sini kıran, nefis mücadelesinde ona yardımcı olarak, kulunu "ene" lerden, "ben" demekten koruyarak, Rabbini bulmasına yardım edendir O!

Kulunu, "ben"likten çıkarıp, "biz" düşüncesine ulaştıran, sadece kendisi için değil, çevresindeki mü'min kardeşlerini de düşünerek yaşayan bir kul haline getirendir O!

Rabbim, sen bizi, nefis savaşında, nefsini yenenlerden, senin rızanı kazanarak, cennete girenlerden eyle. Âmîn.

Yorumlar

  • Henüz yorum bulunmamakta!

Yorum Yazın

0